Big Little Lies

Drama/ USA / HBO / 2017
Yönetmen: Jean-Marc Vallée
Yazar: Liane Moriarty
Senarist: David E. Kelley
Oyuncular: Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Shailene Woodley, Alexander Skarsgård, Adam Scott, Zoë Kravitz, Laura Dern

big-little-lies-sampling-632x354

The Husband’s Secret (Kocanın Sırrı) kitabıyla New York  Times’ın best sellerı olan Avustralyalı yazar Liane Moriarty’nin 6. romanı Big Little Lies (Büyük küçük yalanlar), Avusturalya’daki bir sahil kentinde (pirriwee peninsula, sydney) yaşayan, çocukları ilkokul çağındaki bir grup kadının hayatlarının yakından bakınca sanıldığı kadar da mükemmel olmadığını anlatıyor.

HBO bu romanı ünlü yıldızları kadrosuna alarak, film tadında 7 bölümlük bir diziye çevirmiş. Yapımcılar arasında başrol oyuncuları Reese Witherspoon, Nicole Kidman ve yazar Liane Moriarty de var. Madeline (Reese Witherspoon), ikinci evliliğini sürmekte olan ev hanımlığının monotonluğunu gönüllü tiyatro işiyle aşmaya çalışan ya seversin ya nefret edersin tadında yırtıcı bir kadındır. En yakın arkadaşı Celeste (Nicole Kidman) ise başarılı olduğu avukatlık mesleğini ikiz oğullarını yetiştirmek için bırakmış, kendisinden yaşça küçük, sık sık iş seyahatlerine çıkan seksi kocasıyla büyük ve güzel bir evde yaşamaktadır. Bu ikiliye sonrasında kasabaya gizemli bir biçimde taşınan genç bekar anne Jane (Shailene Woodley) katılacak ve üçlü sıkı dost olacaklardır. Dizideki diğer kadın karakterler ise kendisi gibi CEO olan bir adamla evli hırslı ve agresif Renata (Laura Dern) ve Madeline’in eski kocası ile evli dizideki tek siyahi kadın, organik yaşam gurusu ve yogi olan Bonnie (Zoë Kravitz) var. Dizi romandan farklı olarak Avustralya’da değil, ABD’de, Kaliforniya’daki bir sahil kasabası olan Monterey’de geçiyor. Bu kasabada zengin aileler büyük evlerde ellerinde kadehleriyle muhteşem okyanus manzarasını seyrediyor, çocuklarını eğitimi çok iyi olan aynı devlet okuluna gönderip, aynı kafede kahve içip aynı yoga kursuna gidiyorlar. Herkesin birbirinin dedikodusunu yaptığını söylemeye gerek bile yok. Hikaye, işlenen bir cinayetin sorgulaması ile açılıyor. Bağış için düzenlenen bir maskeli balo sırasında ölen kişinin kimliğini finale kadar öğrenmiyoruz ancak dizi bir dedektif dizisi kıvamında değil. Sorgulanan kasaba sakinlerinden bol bol dedikodu ve yargılama dinliyoruz. Hikaye geliştikçe, başta birbirini öldürmek isteyecek denli düşman olmuş rekabet içindeki kadınların dostluğa dönüşen dayanışmasına şahit oluyoruz. Göründüğü gibi mükemmel olmayan hayatlarına yakından bakarken aile içi şiddet, cinsel saldırı, çalışan ya da çalışmayan anne olmanın sancıları üzerine de feminist bir anlatı izliyoruz.

Dizi ile ilgili yorumlarda Nicole Kidman’ın çok yaşlı ve botoks yüzünden artık iyiden iyiye mimiksiz olduğu için oyunculuğunun da çok kötü bulunduğunu okudum. Bence dizideki performansı gayet iyiydi, evet botokslar ifadesini biraz bozmuş ama oyunculuğunu mahvedecek kadar da değil. Seksi olması gereken sahneleri de komik bulan hemcinslerim olmuş. Bence yaşına göre gayet formda hala, ayrıca erkekler her yaşta her rolü oynarken kadın oyuncuların orta yaşlarında gözden düşüp hiç rol alamamalarına karşı da kadınlarla ilgili bir yapımda güzel bir protesto olmuş.

Bu kaliteli yapımı izleyin, vaktinize değer diyorum ve izleyenler için spoiler’lı kısma geçiyorum. İzlemeyenler daha fazla okumasın. Dizide müzik çok önemli yer tutuyor ve her sahneye birbirinden güzel şarkılar eşlik ediyor. Çoğu da oldukça kör göze parmak sözlere sahip ve bu da çok yakışmış dizinin ruhuna. Onlar da playlistimizde var efendim. Cold Little Heart’tan itibaren dinleyebilirsiniz.

Fragman:

SPOILER’LI KISIM:

Celeste’in kocası Perry’nin canlandırdığı karakter oldukça gerçekçi, yanı sıra Celeste’in yaşadığı inkar, kendini kandırma ve içinde bulunduğu durumdan kaçamama hali, yanı sıra böylesi bir durumda mükemmel rolü oynamayı bırakıp yaşadıklarını anlatarak kendine şahit edinmesinin önemi çok iyi anlatılmış. Terapist ile olan sahneler çok başarılıydı. Özellikle Celeste’in terapistine söylediği ‘Özsaygımı, insanların hakkımdaki fikri belirliyor sanırım’ cümlesi, dizideki kadınların halet-i ruhiyesini güzel yansıtıyor. Perry’nin çekici bir erkek olmasının yanında onu gözümüze hoş gösterecek bir şey ben bulamamıştım ancak 5harfliler’in yazısından role hayat veren Alexander Skarsgård’ın verdiği röportajda ‘Perry’nin karısını gerçekten sevdiğini, değişmek istediğini ama mental sorunlarını yenemediğini’ ayrıca ‘çekici ve zengin bir adam olarak, klasik karısını döven işsiz, eksik adam imajının dışına çıkılmasından hoşnut olduğunu’ söylediğini okuyunca oldukça şaşırdım. Senarist Kelley de seyircinin bu karakter ile empati kurmasını istediklerini söylediğini öğrendim. Bunlara karşılık işimiz gücümüz kalmadı da psikopatlarla empati mi kuracağız demek istiyorum ve başka bir noktaya temas etmek istiyorum.

Finalde öldürülen kişi olduğunu anladığımız Perry hakkında ölmesinin hemen öncesinde bir gerçek daha farkediyoruz  o da Jane’e tecavüz eden adamın ta kendisi olduğu. Bunu Jane’in onu tanıyarak donakalmasından anlıyoruz. Öncesinde Madeline’in internetten araştırarak bulduğu adamın resmine uzun uzun bakıp emin olamamış bir de üstüne üstlük adamla yüzleştiğinde de koklamadan o olmadığına kanaat getirememişken Perry’i karanlıkta Elvis kıyafeti içinde nasıl şıp diye tanıdı onu çözemedik ayrıca görmeye gittiği adamla Perry arasında ciddi cüsse farkı da var ve hiç benzemiyor yüzleri. Bir diğer ayrıntı Jane’in hatıralarında tecavüzcünün içki koyarken serçe parmağını kaldırışıydı, Perry’nin böyle bir hareket yaptığını hiç görmedik, uyanmayalım diye koymamış olabilirler ama olsa hoş bir detay olurdu. Bu final gerçeklik açısından biraz sorunlu olmuş bence.

Bir diğer konu Jane’in neden tecavüz çocuğunu dünyaya getirmek istediğiyle ilgili hiç açıklama yapılmaması. Buna bir açıklama getirilse daha içimize sinecekti. Dini gerekçeler mi? Bir sahnede ‘bebeği kucağıma aldığım an tüm kötü anılardan kurtulacağımı sanıyordum’ diyordu. Bu inanışla doğurmuş olamaz sanıyorum. Siz ne dersiniz?

Bitirirken tüm kalbi kırık kadınlar için geliyor: You Bloody Mother Fucking Asshole:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s